Google DeepMind tarafından geliştirilen ve adını mitolojik Truva kahramanı Aeneas’tan alan yeni yapay zekâ programı, antik Roma yazıtlarını çözümlemede çığır açıyor. Tarihçiler, bu aracın, hasar görmüş ya da eksik metinleri tamamlayarak araştırmalara büyük katkı sağladığını belirtiyor. Aeneas, yazıtların hangi döneme ve bölgeye ait olduğunu tahmin edebiliyor; eksik kelimeleri önererek bozulmuş yazıtların daha iyi anlaşılmasını mümkün kılıyor. Projenin ortak geliştiricilerinden Nottingham Üniversitesi’nden Dr. Thea Sommerschield, “Aeneas, tarihçilerin parçalanmış Latince metinleri yorumlamasına, tarihlendirmesine ve yeniden oluşturmasına yardımcı oluyor” diyor.
Antik Roma dönemine ait yazıtlar yalnızca imparatorluk fermanlarını değil, aşk şiirlerinden ticaret kayıtlarına kadar halkın günlük yaşamına dair birçok detayı içeriyor. Ancak zamanla aşınan, parçalanan ya da yerinden edilen bu taş yazıtlar üzerinde çalışmak oldukça zor. Google’ın Yannis Assael liderliğinde yürüttüğü projede, 200.000’e yakın yazıtın bulunduğu bir veri tabanı kullanıldı. Yapay zekâ, bu yazıtları temel alarak yazıtların yazıldığı yeri 62 Roma eyaleti arasında belirleyebiliyor ve tarihini ortalama 13 yıllık bir hassasiyetle tahmin edebiliyor.
Yazıtları Yeniden Okumak: Geçmişin İzini Sürmek Artık Daha Kolay
Aeneas, Augustus’un başarılarını anlatan ve Roma İmparatorluğu’nun farklı bölgelerinde anıtlar üzerine kazınmış Res Gestae Divi Augusti yazıtları üzerinde test edildi. Program, yazıtın iki farklı dönemde yazılmış olabileceğini öne sürdü: M.Ö. 1. yüzyılın ilk yılları veya M.S. 10-20 arası. Bu belirsizlik, bilim dünyasında hâlihazırda süregelen tarih tartışmalarını yansıtıyor. Bir diğer örnekte ise Almanya’nın Mainz kentinde bulunan bir adak sunağını inceleyen Aeneas, bölgedeki daha eski bir sunağın etkilerini yazı dilindeki benzerliklerle ortaya çıkardı. Sommerschield bu durumu “Gerçekten çene düşüren anlar yaşadık” diyerek yorumladı.
Nature dergisinde yayımlanan çalışmada, 23 akademisyenin Aeneas’ı kullanarak analiz ettiği yazıtların %90’ında yapay zekâdan gelen bağlamsal bilgiler faydalı bulundu. Cambridge Üniversitesi’nden Klasik Dönem profesörü Mary Beard, “Bu araç dönüştürücü olabilir” derken, Oxford Üniversitesi’nden Prof. Jonathan Prag, Aeneas’ın daha geniş bir araştırmacı kitlesine yazıtlarla çalışma imkânı sunduğunu ve yorumları geliştirme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı: “Bu araç olmadan, bu işi yalnızca dev bir bilgi birikimine ya da devasa bir kütüphaneye erişimi olan biri yapabilir. Ama her şeyden önce eleştirel düşünmeyi bilmek gerek.”

















