ABD’de bağımsız Pioneer Ligi’nde mücadele eden Oakland Ballers, sıra dışı bir denemeye imza attı: Bir maç boyunca takımın yönetimini yapay zekâya bıraktı. Edtech girişimcisi Paul Freedman tarafından kurulan Ballers, Oakland A’s’in şehirden taşınmasına karşı bir tepki olarak doğmuş ve kısa sürede güçlü bir taraftar topluluğu yaratmıştı. İki sezonda Oakland’a 1989’dan bu yana ilk şampiyonluğu getiren takım, bu kez farklı bir teknoloji deneyiyle gündeme geldi.
Maçta kullanılan yapay zekâ sistemi, teknik direktör Aaron Miles’ın stratejilerini baz alarak kararlar verdi. Oyuncu değişiklikleri, kadro düzenlemeleri ve taktiksel hamlelerde yapay zekâ tamamen Miles’ın vereceği kararları kopyaladı. Tek fark, hastalanan ilk yakalayıcının yerine yedeğin sahaya alınması gerektiğinde Miles’ın müdahale etmesi oldu.
Her ne kadar deney başarılı geçmiş gibi görünse de taraftarların tepkisi sert oldu. Birçok Oaklandlı, bu girişimi “teknoloji şirketlerine yaranma çabası” olarak yorumladı. Sosyal medyada, “Ballers artık beyzbolseverlere değil, Silikon Vadisi’ne oynuyor” şeklinde yorumlar yapıldı.
Freedman, hayranların bu deneyden hoşnut olmamasını anladığını belirterek, uygulamanın tekrar edilmeyeceğini söyledi. Ancak yaşanan tartışma, yapay zekânın sporun geleceğinde nasıl bir rol oynayacağına dair daha geniş bir kültürel tartışmanın fitilini ateşledi.

















